23 Temmuz 2012 Pazartesi

Millet Kavramı Yanlış Kullanılıyor


Millet Kavramı Yanlış Kullanılıyor

Eskiler, “Galat-ı meşhur lügat-i fasihten evladır.” derlerdi. Osmanlıcada bir tamlama olan bu söz bugünkü anlamıyla, “Bazı kavramlar hakkındaki meşhur yanlışlar kelimenin lügat manasından daha fazla rağbet görür.” demektir.

Gerçektende bazı kavramlar hakkında o kadar büyük yanlışlar yapılmıştır ki, koskoca topluluklar bunun altında kalıp ezilmiştir.

Ülkemizde neredeyse seksen doksan senedir Galat-ı Meşhur olarak kullanılan kavramlardan biri de “Millet ve Ümmet” kelimeleridir.

Bu iki kavram yanlış yerde kullanıldığı için bu kavramlara ilintili olarak “millet, ümmet, Milliyet ve Milliyetçilik” kavramları konusunda da büyük kafa karışıklıkları yaşanmıştır.

“Küfür tek millettir, İslam tek millettir” hadisi meşhurdur ve İslamî terminolojide iki çeşit milletin var olduğu hakikatini bütün gerçekliğiyle ortaya koyar.

Zaten “Millet” kelimesinin İslam literatüründeki anlamını Kur'an birçok ayette belirlemiştir.

"Kendini bilmez beyinsizden başka kim İbrahim'in milletinden yüz çevirir?" (Bakara, 130),

"De ki: Hayır, biz batılı bırakıp Hakk'a yönelen İbrahim'in milletine uyarız." Bakara,135),

''De ki: Allah doğru söyledi. Öyleyse Hakk'a yönelen İbrahim'in milletine tabi olun." (Al’i İmran, 95)

"İyilik yaparak kendisini Allah'a teslim eden ve İbrahim'in hanif milletine tabi olandan millet bakımından daha iyi kim olabilir?" (Nisa, 125)

İslâm'a göre, uluslar veya kavimler büyük insanlık ailesinin fertleri gibidir. Çünkü bütün insanlar aynı anne-babadan türemişlerdir. Farklı şartlara, niteliklere sahip toplumlar halinde ayrılmalarının amacı, tanışmaları, yardımlaşmaları, dayanışmaları içindir. Allah (cc) ayette bunu şöyle beyan eder:

"Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık ve birbirinizi tanımanız için uluslara, kabilelere ayırdık." (Hucurat, 13)

Bütün bu uluslar, kavimler ve kabileler içinden Allah'ın (cc) öngördüğü inanç çevresinde toplananlar birbirlerinin kardeşidirler ve soyları, dilleri, renkleri ne olursa olsun, , tek bir millet veya tek bir ümmet oluştururlar.

“Muhakkak mü'minler kardeştirler." (Hucurat, 10) Allah (cc) yanında herhangi bir ulusun veya kavmin diğerinden, herhangi bir insanın diğer bir insandan doğal ve maddi nitelikleri sebebiyle bir üstünlüğü yoktur. “Allah yanında en üstün olanınız en muttaki olanınızdır." (Hucurat, 13) Üstünlük yalnızca bağlandığı inancın buyruklarını yerine getirme ve yasaklarından sakınma konusundaki titizlikten kaynaklanır.

Yukarıdaki ayetlerde geçen “Millet” kelimesinin “din ve şeriat” karşılığında kullanıldığını bütün tefsir kitapları belirler.

Millet kelimesi ülkemizde tam anlamıyla bir yanlış kurbanı olan kavramların başında gelir. “Millet” mefhumuna yüklenen yanlış mana Türk, Arnavut, Arap, Kürt vs. kavimlere mensup Müslümanların kafalarında büyük karışıklıklara sebep olmuştur.

İslâm millete, “Bir inanç etrafında toplanan insanlar topluluğu” derken, Batı kaynaklı tarifler ona, “dil, tarih, kültür vs.” unsurlarını da eklemiş ve içinden çıkılmaz bir duruma getirmiştir.

Kavram kargaşasının sebeplerini incelediğimizde karşımıza Batı’dan yapılan yanlış tercümelerin çıktığını görüyoruz. Fransızca bir kavram olan “Nation” kelimesinin karşılığı “Kavim veya Ulus” iken kelime Türkçeye “ Millet” olarak tercüme edilmiş ve birçok kavram kargaşasının çıkmasına sebep olmuştur.

Yapılan bu yanlışı tefsirinde çok çarpıcı bir misalle anlatan Allâme Elmalılı Hamdi Yazýr Hoca efendi, yanlış kurbanı “millet” mefhumunun nasıl bir tercüme hatasından meydana geldiğini şöyle beyan eder:

"Hukukî şahsiyetini tamamlamış ve faaliyete geçmiş bulunan Millet, İslâm şeriat lisanında "Ümmet" mefhumuna eş anlamlı olarak kabul edilir. Emrullah Efendi merhum “Ümmet” kelimesinin “Ümmi” kelimesiyle alakalı olduğunu zannederek “Nation” tabirini “Kavim veya Ulus” olarak değil, “Millet” diye tercüme etmeyi tercih etmişti. O zamandan beri “Millet” mefhumu zayi edilmiş ve istihfaflı bir telakkiye maruz kalmıştır. Sonradan ıstılah encümeninde buluştuğumuz vakit, bu kelimenin “Ümmi” tabiriyle değil, “Ulû'l emr” tabiriyle alakalı olduğunu izah etmiş ve kabul ettirmiştim. Ama maalesef Emrullah Efendi geçmiş hatayı düzeltmeden vefat etmişti."

Dilci Emrullah Efendi’nin bir yanlışı ülkemizde bir sürü yanlış tarifin oluşmasına ve oluşan tariflerin çerçevesinde birçok tartışmayı da beraberinde getirmiştir.

Yukarıdan beri izah edilen gerçeklikler ışığında “Millet” kavramının nasıl yanlış anlaşıldığına değinelim.

Yukarıdaki ayet ve hadisler ışığında İslam anlayışında “İslam milleti” ve “ Küfür milleti” olarak “İki millet”in var olduğu bir gerçektir.

 Millet mefhumu aynı zamanda İslam literatüründe “din ve şeriat” anlamlarına da gelir.  Millet kavramı günümüzde yaygın biçimde kullanıldığı gibi, "aynı topraklar üzerinde yasayan, aynı kökten gelen, tarih, töre ve dil ortaklığı bulunan insanların tümü" biçiminde tanımlanan “Ulus” ya da “Kavim” (Nation) kavramlarıyla hiçbir mana benzerliği taşımaz.

Yukarıdaki ayetlerden hareket eden İslam âlimleri Millet kelimesinin Kur'an'daki kullanılışından yola çıkarak millet, din ve şeriat kavramlarını eş anlamlı kelimeler olarak kullanmışlardır. Bu kavram (Millet) inanç yönüyle Din, amel yönüyle Şeriat, bir toplanma zemini olması yönüyle de Millet adını alır. Başka bir deyişle millet, dinin içtimai yönünü belirtir. Ne var ki toplumu değil, toplumun üzerinde toplandığı dini ifade eder. “Küfür tek millettir” hadisi izlenerek söylenirse, İslam bir millet, küfür de bir millettir.

Bu sebeple sözgelimi İslam milleti deyimi gerçek anlamıyla İslam dinini, mecazi anlamıyla da Müslüman olan bütün kavimler toplamını ifade eder. Buna karşılık “Millet” kelimesi ne gerçek, ne de mecazi anlamıyla “Arap milleti” ya da “Türk milleti” biçiminde kullanılamaz. Çünkü “Arap” ya da “Türk” adları bir dini değil, bir soyu, ulusu veya kavmi belirler.

“Millet” kavramı ile “ulus ve kavim” kavramlarının karıştırılmasına yol açtığı önemli bir yanlışlık da ümmetin milletten daha geniş bir anlamda düşünülmesidir. Topluluk anlamındaki mecazi kullanılışıyla millet, tarihin belli bir döneminde ortaya çıkan insanları değil, belli bir inanca bağlı bütün insanları dile getirir. Bu sebeple İslam milleti, yalnız Hz. Peygamber’e (sav) inanan Müslümanları değil, ilk peygamber Hz. Âdem’den (as) bu yana yaşamış bütün Müslümanları belirtir. Oysa ümmet belli bir peygamberin izleyicisi Müslümanlara verilen isimdir.

Millet kelimesi ile ilintili olan Milliyet kelimesi de İslami literatürde “milliyetimiz İslamiyet’tir.” Manasını ortaya çıkarır.  Buradan hareketle şu hükmü veriyoruz:

“Bizim milliyetimizin temeli İslamiyet'tir. İslamiyet kavim ile ulus eksenli kavmiyetçiliği ve ulusçuluğu (milliyetçiliği) reddeder.”

Gelecek yazıda Milliyetçiliğin ve Türkçülüğün temellerini ve İslam’la telif edilip edilemeyeceği üzerinde duralım inşallah.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder