Millet Kavramı Yanlış
Kullanılıyor
Eskiler,
“Galat-ı meşhur lügat-i fasihten evladır.” derlerdi. Osmanlıcada bir tamlama
olan bu söz bugünkü anlamıyla, “Bazı kavramlar hakkındaki meşhur yanlışlar
kelimenin lügat manasından daha fazla rağbet görür.” demektir.
Gerçektende
bazı kavramlar hakkında o kadar büyük yanlışlar yapılmıştır ki, koskoca
topluluklar bunun altında kalıp ezilmiştir.
Ülkemizde
neredeyse seksen doksan senedir Galat-ı Meşhur olarak kullanılan kavramlardan
biri de “Millet ve Ümmet” kelimeleridir.
Bu
iki kavram yanlış yerde kullanıldığı için bu kavramlara ilintili olarak
“millet, ümmet, Milliyet ve Milliyetçilik” kavramları konusunda da büyük kafa
karışıklıkları yaşanmıştır.
“Küfür
tek millettir, İslam tek millettir” hadisi meşhurdur ve İslamî terminolojide
iki çeşit milletin var olduğu hakikatini bütün gerçekliğiyle ortaya koyar.
Zaten
“Millet” kelimesinin İslam literatüründeki anlamını Kur'an birçok ayette
belirlemiştir.
"Kendini
bilmez beyinsizden başka kim İbrahim'in milletinden yüz çevirir?" (Bakara,
130),
"De
ki: Hayır, biz batılı bırakıp Hakk'a yönelen İbrahim'in milletine uyarız."
Bakara,135),
''De
ki: Allah doğru söyledi. Öyleyse Hakk'a yönelen İbrahim'in milletine tabi
olun." (Al’i İmran, 95)
"İyilik
yaparak kendisini Allah'a teslim eden ve İbrahim'in hanif milletine tabi
olandan millet bakımından daha iyi kim olabilir?" (Nisa, 125)
İslâm'a
göre, uluslar veya kavimler büyük insanlık ailesinin fertleri gibidir. Çünkü
bütün insanlar aynı anne-babadan türemişlerdir. Farklı şartlara, niteliklere
sahip toplumlar halinde ayrılmalarının amacı, tanışmaları, yardımlaşmaları,
dayanışmaları içindir. Allah (cc) ayette bunu şöyle beyan eder:
"Ey
insanlar! Biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık ve birbirinizi tanımanız
için uluslara, kabilelere ayırdık." (Hucurat, 13)
Bütün
bu uluslar, kavimler ve kabileler içinden Allah'ın (cc) öngördüğü inanç
çevresinde toplananlar birbirlerinin kardeşidirler ve soyları, dilleri,
renkleri ne olursa olsun, , tek bir millet veya tek bir ümmet oluştururlar.
“Muhakkak
mü'minler kardeştirler." (Hucurat, 10) Allah (cc) yanında herhangi bir
ulusun veya kavmin diğerinden, herhangi bir insanın diğer bir insandan doğal ve
maddi nitelikleri sebebiyle bir üstünlüğü yoktur. “Allah yanında en üstün
olanınız en muttaki olanınızdır." (Hucurat, 13) Üstünlük yalnızca
bağlandığı inancın buyruklarını yerine getirme ve yasaklarından sakınma
konusundaki titizlikten kaynaklanır.
Yukarıdaki
ayetlerde geçen “Millet” kelimesinin “din ve şeriat” karşılığında
kullanıldığını bütün tefsir kitapları belirler.
Millet
kelimesi ülkemizde tam anlamıyla bir yanlış kurbanı olan kavramların başında
gelir. “Millet” mefhumuna yüklenen yanlış mana Türk, Arnavut, Arap, Kürt vs.
kavimlere mensup Müslümanların kafalarında büyük karışıklıklara sebep olmuştur.
İslâm
millete, “Bir inanç etrafında
toplanan insanlar topluluğu” derken, Batı kaynaklı tarifler ona, “dil, tarih,
kültür vs.” unsurlarını da eklemiş ve
içinden çıkılmaz bir duruma getirmiştir.
Kavram
kargaşasının sebeplerini incelediğimizde karşımıza Batı’dan yapılan yanlış
tercümelerin çıktığını görüyoruz. Fransızca bir kavram olan “Nation”
kelimesinin karşılığı “Kavim veya Ulus” iken kelime Türkçeye “ Millet” olarak
tercüme edilmiş ve birçok kavram kargaşasının çıkmasına sebep olmuştur.
Yapılan
bu yanlışı tefsirinde çok çarpıcı
bir misalle anlatan Allâme Elmalılı
Hamdi Yazýr Hoca efendi, yanlış kurbanı
“millet” mefhumunun nasıl bir tercüme hatasından meydana geldiğini şöyle
beyan eder:
"Hukukî
şahsiyetini tamamlamış ve faaliyete geçmiş
bulunan Millet, İslâm şeriat lisanında
"Ümmet" mefhumuna eş anlamlı olarak kabul edilir. Emrullah Efendi
merhum “Ümmet” kelimesinin “Ümmi” kelimesiyle alakalı olduğunu zannederek “Nation” tabirini “Kavim veya
Ulus” olarak değil, “Millet” diye tercüme etmeyi tercih etmişti. O zamandan beri “Millet” mefhumu zayi
edilmiş ve istihfaflı bir telakkiye maruz kalmıştır. Sonradan ıstılah encümeninde buluştuğumuz vakit, bu kelimenin “Ümmi” tabiriyle değil,
“Ulû'l emr” tabiriyle alakalı olduğunu
izah etmiş ve kabul ettirmiştim.
Ama maalesef Emrullah Efendi geçmiş
hatayı düzeltmeden vefat etmişti."
Dilci
Emrullah Efendi’nin bir yanlışı ülkemizde bir sürü yanlış tarifin oluşmasına ve
oluşan tariflerin çerçevesinde birçok tartışmayı da beraberinde getirmiştir.
Yukarıdan
beri izah edilen gerçeklikler ışığında “Millet” kavramının nasıl yanlış
anlaşıldığına değinelim.
Yukarıdaki
ayet ve hadisler ışığında İslam anlayışında “İslam milleti” ve “ Küfür milleti”
olarak “İki millet”in var olduğu bir gerçektir.
Millet mefhumu aynı zamanda İslam
literatüründe “din ve şeriat” anlamlarına da gelir. Millet kavramı günümüzde yaygın biçimde
kullanıldığı gibi, "aynı topraklar üzerinde yasayan, aynı kökten gelen,
tarih, töre ve dil ortaklığı bulunan insanların tümü" biçiminde tanımlanan
“Ulus” ya da “Kavim” (Nation) kavramlarıyla hiçbir mana benzerliği taşımaz.
Yukarıdaki
ayetlerden hareket eden İslam âlimleri Millet kelimesinin Kur'an'daki
kullanılışından yola çıkarak millet, din ve şeriat kavramlarını eş anlamlı
kelimeler olarak kullanmışlardır. Bu kavram (Millet) inanç yönüyle Din, amel
yönüyle Şeriat, bir toplanma zemini olması yönüyle de Millet adını alır. Başka
bir deyişle millet, dinin içtimai yönünü belirtir. Ne var ki toplumu değil,
toplumun üzerinde toplandığı dini ifade eder. “Küfür tek millettir” hadisi
izlenerek söylenirse, İslam bir millet, küfür de bir millettir.
Bu
sebeple sözgelimi İslam milleti deyimi gerçek anlamıyla İslam dinini, mecazi
anlamıyla da Müslüman olan bütün kavimler toplamını ifade eder. Buna karşılık
“Millet” kelimesi ne gerçek, ne de mecazi anlamıyla “Arap milleti” ya da “Türk
milleti” biçiminde kullanılamaz. Çünkü “Arap” ya da “Türk” adları bir dini
değil, bir soyu, ulusu veya kavmi belirler.
“Millet”
kavramı ile “ulus ve kavim” kavramlarının karıştırılmasına yol açtığı önemli
bir yanlışlık da ümmetin milletten daha geniş bir anlamda düşünülmesidir.
Topluluk anlamındaki mecazi kullanılışıyla millet, tarihin belli bir döneminde
ortaya çıkan insanları değil, belli bir inanca bağlı bütün insanları dile
getirir. Bu sebeple İslam milleti, yalnız Hz. Peygamber’e (sav) inanan
Müslümanları değil, ilk peygamber Hz. Âdem’den (as) bu yana yaşamış bütün
Müslümanları belirtir. Oysa ümmet belli bir peygamberin izleyicisi Müslümanlara
verilen isimdir.
Millet
kelimesi ile ilintili olan Milliyet kelimesi de İslami literatürde
“milliyetimiz İslamiyet’tir.” Manasını ortaya çıkarır. Buradan hareketle şu hükmü veriyoruz:
“Bizim
milliyetimizin temeli İslamiyet'tir. İslamiyet kavim ile ulus eksenli
kavmiyetçiliği ve ulusçuluğu (milliyetçiliği) reddeder.”
Gelecek
yazıda Milliyetçiliğin ve
Türkçülüğün temellerini ve İslam’la telif edilip edilemeyeceği üzerinde duralım
inşallah.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder